Türk kahvesi

Türk kahvesi, daha çok Türk kültüründe önemli yere sahip Osmanlı İmparatorluğu'dan günümüze kadar gelmiş en eski[1] kahve hazırlama ve pişirme metotlarındandır. Kendine has tadı, köpüğü,[2] kokusu, sunuluş biçimiyle özgün bir kimliği ve geleneği vardır. Telvesi ile ikram edilen tek kahve türüdür.

Türk kahvesi kültürü ve geleneği
Lokum ve bir bardak su ile sunulan Türk kahvesi
Ülke Türkiye
Kaynak 645
Bölge Avrupa ve Kuzey Amerika
Tescil geçmişi
Tescil 2013 (8. oturum)

Tarihi

Türk kahvesi yapımında kullanılan bakır cezve.
Bol köpüklü Türk Kahvesi

Araştırmacılar kahvenin 14. yüzyıl başlarında[3] Habeşistan'dan tüm dünyaya yayıldığını,[4] çıkış yerinin de adının etimolojisi de kahve ile benzerlik gösteren Güney Habeşistan'daki Kaffa yöresi olduğunu belirtmektedir.[5]

Sadrazam Özdemiroğlu Osman Paşa'nın babası olan Memlûk Çerkeslerinden Osmanlı'nın Yemen valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul'a getirdi. Yeni hazırlama yöntemi ile kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk kahvesi adını aldı. Tahtakale'den başlayarak şehre yayılan kahvehaneler halk arasında yaygınlaşmasını sağladı.[6]

Önceleri Arap Yarımadası'nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, bu yepyeni hazırlama ve pişirme yöntemiyle özgün tadına kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa; uzun yıllar kahveyi, Türk kahvesi olarak[7] bu yöntemle hazırlayıp tüketmiş, Brezilya ve Orta Amerika kaynaklı, arap türü, yüksek kaliteli kahve çekirdeklerinden harmanlanan ve tercihen kömür ateşinde ağır ağır, titizlikle kavrulan Türk Kahvesi, çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir, bir fincan kahveye iki çay kaşığı kahve atılır. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir. Su, sanıldığı gibi kahvenin sonunda değil; kahveyi içmeden önce içilmektedir. Ayrıca tüm dünyada espresso ile en çok tüketilen kahve türüdür ki dünya genelinde hemen hemen her tür restoranın menüsünde bulunan iki kahveden biridir.

Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurmuş, saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu. Kısa sürede, gerek İstanbul'a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa'yı oradan da tüm dünyayı sardı.[3]

2013 yılında Türk kahvesi kültürü ve geleneği, UNESCO'nun Somut olmayan kültürel miras listesinde yerini aldı.[6][8]

Kültürel etkisi

Türk Kahvesinin hazırlanışı

İngilizler'deki çay saati geleneği gibi, kahvenin de Türk toplumunda bir zamanı vardır. Genellikle sabah ve öğlen öğünleri arasında içilir. Türkçe günün ilk öğünü anlamına gelen "kahvaltı" sözcüğü[9] kahve içimi öncesi yenen şeyler demektir. Yine Türk kahvesi, kahve falı ile geleceği anlatmak için kullanılan tek kahve türü olup kahvehane adlı işletmelerin doğmasına yol açmıştır. Dini Bayramların ve "kız isteme" törenlerinin geleneksel bir öğesi olmuştur. Bir Türk atasözünde de bu kültür desteklenmiş ve "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" denilmiştir. Yunanistan'da kahvenin adı Kıbrıs Harekâtı'ndan sonra kahve endüstrisince değiştirilmiştir.[10]

Lezzet analizi

Hafif kavrulmuş Türk kahvesinde 50, orta kavrulmuş kahvede 59 ve çok kavrulmuş kahvede 65 farklı tat ve koku maddesi bulunmaktadır.[11] Ayrıca hafif kavrulmuş kahvede ekşi, tatlı, meyvemsi özellikler bulunurken orta kavrulmuşta kavrulmuş, baharatımsı, odunumsu, meyvemsi ve tütünümsü özellikler, çok kavrulmuşta ise kavrulmuş, acı, baharatımsı, odunumsu ve toprağımsı tat ve koku bulunmaktadır.

Ayrıca bakınız

Dipnotlar

Kaynakça

  1. "Türk kahvesi tarihçesi". Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmalar Derneği. 21 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Haziran 2016. Bilinmeyen parametre |arşiv= görmezden gelindi (yardım)
  2. "Bol Köpüklü Türk Kahvesinin Sırrı". Haber 365. 19 Kasım 2012. 26 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2013. Bilinmeyen parametre |arşiv= görmezden gelindi (yardım)
  3. "Türk Kahvesi'nin tarihçesi". Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği. 11 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Nisan 2014.
  4. "Türk Kahvesi'nin bilinmeyenleri". Sabah. 8 Şubat 2013. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2013.
  5. Evren, Burçak. Eski İstanbul'da kahvehaneler, Milliyet yayınları. ISBN 975-325-240-4
  6. Parlayan, Ayşegül (Haziran-Temmuz 2015). "Yemen'den İstanbul'a 500 yıllık öykü". Atlas Tarih, 34. s. 14.
  7. "Türk Kahvesi dünyaya tanıtılıyor!". Magazin. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2013.
  8. "Elements on the Lists of Intangible Cultural Heritage". 20 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mayıs 2017.(İngilizce)
  9. M. Cengiz Yıldız, Kahvehanelerin Sosyal Hayattaki Yeri, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt:8, Sayı: 2, Yıl:1996, ss.157–194.
  10. "...Haziran 1974'teki Kıbrıs Harekâtı'ndan sonra, Türk-Yunan ilişkileri her yönden gerginleştiğinde, Türkçe kökenli sözcüklerin yerini Yunanca kökenli sözcüklere bırakması sırasında, τούρκικος καφές [Türk kahvesi] yerini ελληνικός καφές [Yunan Kahvesi]'ne bırakmıştır.", Robert Browning, Medieval and Modern Greek, 1983. ISBN 0-521-29978-0. p. 16
  11. http://t24.com.tr/haber/turk-kahvesinde-65-tat-ve-koku-saptandi,413793
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.