I. İoannis

I. İoannis Çimiskes (Yunanca: Ιωάννης Α΄ Τζιμισκής), (925 - 10 Ocak 976), Bizans imparatoru. 969-976 yılları arasında hüküm süren Çimiskes Balkanlar ve Suriye'yi egemenliği altına alarak imparatorlukta düzeni sağlamıştır.

I. İoannis Çimiskes
Ιωάννης Α΄ Τζιμισκής
I. İoannis Çimiskes resimli 'Histamon' sikkesi
Bizans İmparatoru
Hüküm süresi 11 Aralık 969 - 10 Ocak 976
Taç giymesi 11 Aralık 969
Önce gelen II. Nikiforos
Sonra gelen II. Basileios
Eş(leri) Maria Skleraina
Theodora
Hanedan Makedon Hanedanı
Doğum y. 924
Gerapolis
Ölüm 10 Ocak 976
Konstantinopolis

İmparator olmadan önceki yaşamı

İoannis'in aile ismi Kurkuas'dı. Çimiskes bir lakap olup Ermenice'den, ya 'kırmızı çizme' anlamına gelen tshemshkik sözcüğünden ya da 'kısa boylu' anlamına gelen bir diğer sözcükten ortaya çıkarılmıştır. 925'te doğmuş olup Kurkus sülalesinden olan babasının ismi şu anda bilinmemektedir; annesi ise daha sonra Bizans imparatorluğunu eline geçirecek olan II. Nikiforos Fokas'ın kızkardeşidir. Hem Kurkuai hem de Fokasai sullaleleri Kapadokya'da isimleri çok iyi bilinen; Bizans ordusuna subay ve asker yetiştiren Ermeni asıllı ailelerden olup bu sülalenin birkaç asker mensubu Bizans ordusunda en yüksek rütbeler ve görevlerle general olarak isim yapmışlardır.[1]

Zamanının tarihçilerine göre İoannis kısa boylu ama iri vücutlu bir kişi olup sarımsı kırmızı saçları ve sakalları ve mavi gözleri ile Bizans kadınları için çok çekici görülen bir simaya sahipti. Bizans ordusuna, dayısı olan Nikiforos Fokas komutan iken çok genç olarak katılmış olduğu çok olasıdır. Dayısının ona askerliği ve harp sanatını öğrettiği kabul edilmektedir. Kısmen aile ve akrabaları yardımı desteği ile kısmen de kendi üstün şahsi yetenekleri dolayısıyla Bizans ordusunun rütbelerini çok hızla alarak yüksek rütbeye yükselmiştir. 25 yaşına daha henüz girmekte iken Armenia Theması'nın hem sivil hem de askeri yetkilerle askeri valisi olma görevi verilmiştir. Maria Skleraina ile yaptığı evlilik ise onun tanınmış ve nüfuzlu bir Konstantinopolis sülalesi olan Skeleroi sülalesine bağlamıştır.

İmparatorluğa çıkış

İoannis Çimiskes'in annesi Fokas sülalesinden olup Nikiforos Fokas'ın kız kardeşi idi. İoannis Çimiskes Armania Theması askeri valisi olduğu zaman Bizanslılar doğuda komşuları olan ismen Abbasiler İmparatorluğu olan ama idarenin değişik yerel emirler elinde olan Araplar ile harp halindeydi. Araplar ile Bizanslılara arasında bulunan Ermenistan bir harp alanı halini almıştı. İoannis kendi komutanlığı altında bulunan bu themayı çok başarılı şekilde savunmayı başarmıştı.

Sonra kendisi ve themasının yerel askerleri ile birlikte dayısı General Nikiforos Fokas'ın komutanı olduğu doğu Bizans ordusuna katıldı. Çimiskes İmparatorluk ordusunda Nikiforos'la birlikte Kilikya ve Suriye'de Araplara karşı savaştı. Bu komutan (zaferler taşıyan anlamına gelen) Nikiforos ismine uygun olarak Araplara karşı birkaç muharebe kazanıp Bizans sınırlarını daha doğuya kaydırmayı başardı. Bu süreçte Halep dahil 60 sınır şehri Bizanslılar eline geçti. Çimiskes bu muharebelerde hem dayısının yanında iyi bir kurmay olarak hem de kendi komutası altında birliklerle yaptığı muharebelerde kendi inisiyatifi ile aldığı, çok iyi sonuçlara yol açan kararları dolayısıyla çok iyi bir ün kazanmış ve kendini askerlerine de çok sevdirmişti.

II. Romanos 953de öldüğü zaman Çimiskes dayısına Bizans tahtına geçmeyi tavsiye etmişti. Hatta onun aleyhtarı olan Bringas'ın kendine mektupla yüksek bir komutanlık teklif ettiğinde bu mektubu alıralmaz dayısına götürmüştü.

Nikiforos'un tahta çıkmasına katkısından dolayı, doğudaki Bizans kuvvetlerinin komutanlığına getirilerek ödüllendirildi. Ama İoannis Çimiskes tahtı kendi eline geçirebilmek için, metresi olan Nikiforos'un karısı Theofano'yla birlikte bir komplo düzenledi. Nikiforos Aralık 969'da öldürüldü.[1]

İmparatorluk dönemi

Aralık 969 tarihinde taç giyme töreninden sonra, kayınbiraderi Bardas Skleros'u, amcası II. Nikiferos'un yerine geçmek üzere isyan eden Bardas Fokas üzerine yolladı. Konstantinopolis patriği Polyeuktos'un zorlamasıyla nedamet getirdi ve Theofano'yı bir manastıra kapattı, Nikiforos'un katillerini de cezalandırdı. Kendi durumunu daha da kuvvetlendirmek için İmparator VII. Konstantinos Porfirogennetos'un kızı olan Theodora ile evlendi.[1]

I. İoannis, diplomasi alanındaki becerisiyle askeri gücü birleştirerek imparatorluğu güçlendirdi. İmparatorluğu gaspını meşru kılmak için imparatorluğa hücum eden yabacıları geri püskürtmek için büyük çabalar harcadı. 971'de Bizans'a saldıran Bulgarları püskürttü, ordusuyla Bulgar başkentine girerek cari tutsak aldı. Bulgarları Bizans'ın vasalı olmaya zorladı. 970 – 971'de Aşağı Tuna arazilerine giren Kiev Rusları üzerine bir seri askeri sefer yaparak düşmanı Trakya'dan söküp attı ve Haemus Dağı'nı geçip Dorystolon (günümüzde Silistre) şehrini kuşattı. Kiev Prensi Svyatoslav ile yaptığı birkaç çetin savaşta onu yenerek o kadar başarı sağladı ki Çimiskes zamanında Bizans, doğu Bulgaristan ve Dobruca üzerinde rakipsiz üstünlük sağladı ve Bizans'a kuzeyden yönelen tehdide son verdi.[1]

I. İoannis'in I. Sviatoslav'la karşılaşması

Konstantinopolis'e dönüşte Çimiskes için özel bir "zafer töreni" yapıldı ve bu törende Bulgar Kralı olan II. Boris krallığının alametlerini Bizans'a teslim etti ve Bizans imparatorluğu, Bulgaristan'ı kendi topraklarına kattığını ilan etti.

Bizans'ın batıdaki konumunu korumak amacıyla, bir akrabasının sonradan Kutsal Roma-Germen imparatoru olan Otto'yla evlenmesini sağladı.

Doğu'da bulunan ve Müslüman komşuları ile yakın ilişkiler sağladıkları şüphe edilen Bogomil ve Paulusçuluk adlı Hristiyan mezheplerine inanları gruplar halinde Trakya'ya göç ettirip bunlarla ittifak sağlayıp Balkanlardaki kuzey sınırının savunmasını pekiştirdi. Ardından doğuya yöneldi. 972 yılında dikkatini Abbasiler ve onların hükümdarlığını kabul etmiş vasallarına çevirip Yukarı Mezopotamya'ya hücum edip istila etti.

975 yılındaki ikinci askeri seferinin hedefi Suriye oldu ve o yılın ilkbaharında çok büyük zaferler sağlayacak bir sefere başladı. Önce Nisan'da Antakya'yı tekrar Bizans idaresi altına aldı. Sonra Humus üzerine yürüdü ve bu şehir hiç direniş göstermeden Bizanslılara tazminat vererek Bizans'a tabi olmayı kabul etti. Sonra Suriye'deki Apamea şehrini eline geçirdi. Baalbek direnişe geçti ama İoannis Çimiskes bu direnişi kırıp şehri eline geçirip şehirlileri şiddetle cezalandırdı. Sonra Şam üzerine yürüdü ve Şam valisi Bizanslılara tazminat verip onlara tabi olmayı kabul etti. Orduyu sonra Filistin'e yöneltti. Tiberya, Beyrut, Nasıra, Akka, Kayserya, Sayda, Biblos şehirleri birer birer Bizans güçlerinin eline geçti. Trablusşam kalesi direnişe geçtiği için bu kale Bizanslılara geçmedi. Hristiyanların kutsal şehri olan Kudüs'ü almaktan kaçındı. Böylece 971 yazı sonunda Bizanslılar ta imparator Herakliois'den beri ellerinde bulunmayan eski doğu Akdeniz arazilerini tekrar eline geçirmiş oldu. Fakat eski Fatimiler üsleri olan sahil şehirlerine yerleştirdiği güçlü Bizans garnizonları dışında bu şehirlerin Arap idaresi devam etti ve sadece tazminat verip tabi sayılmaları ile yetinildi. Belki I. İoannis Çimiskes daha uzunca bir zaman yaşasaydı bu Bizans kazançlarını daha da pekleştirip bu arazilerin eskisi gibi Bizanslı olmasını sağlayacaktı.[1]

Ama 976 yılı sonunda I. İoannis Çimiskes ordusuyla Konstantinopolis'e geri dönmeye başladı. Ama hasta idi ve hastalığının ne olduğuna dair kesın bilgimiz bulunmamaktadır. Zamanının en yetkili tarihçileri olan İoannis Skilicis, İoannis Zonaras ve Diyakoz Leon bu hastalığın aslının imparatorluk saray nazırı olan Basileios Lekapenos tarafından zehirlenmesi olduğuna hemfikirdirler. Bu tarihçiler İmparator'un Suriye seferinden dönmekte iken geçtiği Anadolu topraklarında Lekapanos'un elinde bulunan büyük malikane arazilerini gördüğü; bunların kanunsuz şekillerde kendine sağladığı servet kazançları olduğunu kabul ettiğini ve konuşmalarında bu haksız kazançları geri almak gerektiğini açıkladığını bildirirler. Bundan haberdar olan saray nazırı Basileios Lekapenos bir komplo kurup İoannis'in Bitinya'da verilen bir ziyafette içtiği şaraba yavaş işleyen bir zehir koydurduğunu iddia ederler. Ertesi gün imparator gözlerinden kan geldiğini ve ense ve omzunun açık yaralarla dolu olduğunu ve yattığı yerden kalkamadığını görmüştü. Bundan sonra İoannis biran evvel Konstantinopolis'e ulaşıp orada ölmeyi hedef almıştı. Gönderdiği habercilerle başşehre gelmesine hazır olmalarını ve mezar anıtının hemen hazırlanmasını bildirmişti. Hızlı yürüyüşle Boğaz'ın Anadolu kıyısına gelindiğinde imparator sedye ile taşınmakta ve nefes almakta güçlük çekmekteydi. Şehre girdiğinde yine büyük bir gayretle sedyesinden kalktı ve Ayasofya'da yapılan büyük bir ayinle doğudan getirmiş olduğu Vaftizci Yahya'nin sandallarının ve saçlarının Ayasofya'da takdis edilerek kutsal emanetler olarak saklanmasını sağladı. Sonra yine yatağa düştü. Yataktayken bütün servetini şehrin hasta ve fakirlerine bağışladığını vasiyet etti. Edirne Başpiskoposu tarafından günahları çıkartılarak takdis edildi. 10 Ocak 976 hayata gözlerini yumdu.[1]

Öldüğü zaman 56 yaşında idi ve 6 yıl 1 ay boyu imparatorluk tahtında kalmıştı. İoannis Çimiskes'in yerine 960'ta beri göstermelik ortak imparator ilan edilmiş olan varisi ve yeğeni II. Basileios Bizans İmparatorluğu tahtına tam yetkilerle geçmiştir.

Dipnotları

  1. Norwich, John Julius, (1991) Byzantium: The Apogee, Londra:Penguin ISBN 0-14-011448-3 say.211

Dış kaynaklar

Resmî unvanlar
Önce gelen:
II. Nikiforos

Bizans İmparatoru

969–976
Sonra gelen:
II. Basileios


This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.