Od iyesi

Od İyesi (Tatarca: Ут Иясе veya Ut İyäse, Çuvaşça: Вут Ийĕ, Yakutça: Уот Иччи), Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde ateşin koruyucu ruhudur. Vot (Vut, Uğot, Uvot) İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi veya Yalgın (Yalkın) İyesi ve Alev (Alav) İyesi olarak da bilinir. Moğollar Gal Ezen Yakutlar Ot İççite adıyla bilmektedirler[1]. Yeni evliler yağ, içki içenler ise içtikleri içeceğin bir kısmını ateşe atarak bu tanrıyı onurlandırırken şamanlar gelecekten haber almak için Od iyesi için koyun veya kısrak kurban etmekteydi[1].

Nitelikleri

Her ateş için farklı bir İye vardır. Türk kültüründe ateş çok önemli bir yere sahiptir. Ateşe saygı gösterilmesi gerekir. Onun yatağı yağlı kurum ve kara istir; soluğu dumandır, aşı kuru odundur. Köz yastığı, kül yorganıdır. Ateşle bağlantılı olarak Duman ve Kor, Köz, Kül, Alav, Kıvılcım için dahi ayrı İyeleri olduğuna inanılır. Ateşe koyulan Sac üç ayaklıdır bunlar: geçmişi bugünü ve geleceği simgelerler. Ateşi insanlara Tanrı vermiştir. İlk ocağı Ülgen Han kurup insanlara bırakmıştır. Bazı söylencelerde Güneş, Ay ve Od kardeştirler. Ve hepsi de Yıldırımın oğludurlar. Ateş yıldırımdan yaratılmıştır. Ateş mecazen farklı içerikleri barındırır, örneğin Aşk Ateşi kavramı, aşk ile insanın vücudunda meydana gelen enerjiyi ve yeniden doğuşu ifade eder. Eski Türk inançlarına göre “Ülgen tarafından gökten indirilen biri kara, biri ak iki taş arasına kuru otlar konması ve taşları birbirine vurması sonucu otların yanmasıyla elde edilmiştir”. Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır. O, kiri, kini, pisliği, kötülüğü sevmez. Yer üstündeki bütün ruhlara dua edebilmek için ilkin ateşin ruhuna adak vermek gerekir. İnanca göre ateş insanoğluna her şeyi söyleyebilir, onları uyarabilir, onlara öğretebilir. İyilik isteyen insanları koruması, onlara yardımcı olması, mümkündür. Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te hiç sönmeden yanan bir ateşin bulunduğu “Sönmez Od Anıtı” yer alır. Sönmez Ateş kavramının Pers Ateşperestliğiyle bağlantılı olduğu öne sürülür. Gerçi bu tür anıtlar dünyanın pek çok yerinde bulunmakla beraber Türklerde ateş özel bir öneme sahiptir. Ancak İran ateşe tapma anlayışı (Mecusilik) ile ilişkilendirme mantığı çoğu zaman yanlış bir yaklaşımdır. Mecusiler, ateşi İyilik Tanrısı Hürmüz’ün bir sembolü kabul ettiklerinden, her tapınakta Ateşgede denilen ve devamlı ateş yanan bir yer yapmışlardır. Bu ateş hiç sönmemek üzere yanardı. Mecusilik aslında hem tektanrıcı hem de düalist bir inanç sistemidir ancak ateş kültü o kadar ön plana çıkmıştır ki bir süre sonra ateşe tapma şekline dönüşmüştür. Tatar mitolojisinde Od Ata, Od İyesi ve Od Ana bazen tek bir varlığa verilen çeşitli isimler olarak gözlenir. Fakat aralarındaki en önemli fark, Od İyesinin sadece belli bir ocağa veya ateşe bağlı olmasıdır. Od Ana ve Od Ata ise tüm ocakların ve ateşlerin sahibidir ve istediğinin yanına gidebilir. Od iyelerini bu ateşleri korumak üzere Od Ana ve Od Ata gönderir.Ateş üçe ayrılır:

  1. Ayıhı Od: İyi ruhlara aittir. Yıldırım düşmesiyle elde edilen ve tanrının gönderdiği kabul edilen ateştir.
  2. Abahı Od: Kötü ruhlara aittir. Sıcak vermeyen soğuk bir ateştir. Soğuğun yakıcı özelliği ile de bağlantılıdır. Soğuk yaktı tabiri ile bu anlatılır.
  3. Uluğ Od: Tanrısal ateştir.

Otuy

Otuy – Türk ve Altay halk inancında ateş cinidir. Od iyesine benzer bir varlıktır. Ateşin içinde oynar. Kısa boyludur. Sakalı yedi karıştır. Sakalları kirpi oku gibidir. Sarı bir samura dönüşebilir. Sözcük, ateş anlamı içerir. Ateşin içinde olan demektir.

Etimoloji

(Od/Ot) kökünden türemiştir. Ateş demektir.

Dış bağlantılar

Bibliyografya

Kaynakça

  1. Özhan Öztürk. Dünya Mitolojisi. Nika Yayınevi. Ankara, 2016 s. 917
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.