Mihaloğlu Mehmed Bey

Mihaloğlu Mehmed Bey (Ö.1422) Akıncı ailesi Mihaloğullarından Gazi Mihal Paşa'nın oğlu.[1]

Faaliyetleri

Mihaloğlu Mehmed Bey Fetret döneminde Musa Çelebi'nin yanında yer almış, Rumeli Beylerbeyliği yapmıştır.

Mihaloğlu Mehmed Bey'in Rumeli Beylerbeyliği dönemindeki gücü Venedik Devletinin raporlarınada yansımıştır;

1409 yılında Venedik senatosu Arnavutluk kıyılarındaki Venedik mülkleri ile ilgili hakları için elçi Trevisan’ı Musa Çelebi’ye gönderir. Elçi Trevisan Musa Çelebi ile yaptığı görüşmelerden sonra Venedik senatosuna verdiği raporda, bu işin başarılması için Musa Çelebi’nin önde gelen baronlarından Mihaloğlu Mehmed Bey’in dostluğunun kazanılmasının hayati önemde olduğunu belirtir.

Bizans’lı tarihçi Konstantin Kosteneçki ise Mihaloğlu Mehmed Bey’i Musa Çelebi’nin büyük ve üst düzey komutanı olarak tanıtır.

Mihaloğlu Mehmed Bey Fetret dönemindeki taht kavgalarında dengeleri değiştirecek kadar büyük bir güce sahipti; Süleyman Çelebi, Mihaloğlu Mehmed Bey’in kardeşi Musa Çelebi tarafına geçtiği haberini alınca sinirden kendini kaybedip haberi getiren haberciyi önce dövüp, sonra da öldürtmüştür.[2]

Rumeli Belerbeyliği döneminde Mihaloğlu Mehmed Bey Pravadı'yı fetheder.[3]

Osmanlı tarihçisi Neşri; ’’anın gibi bahadır idi kim, ceng gününde on bin ere mukavemet eder idi’’

Musa Çelebi ile Çelebi Mehmed arasında iktidar kavgasının devam ederken Mihaloğlu Mehmed Bey, Çelebi Mehmed’in huzuruna bizzat çıkmak yerine oğlu Yahşi Bey’i gönderir. Bu davranışını, kendisine karşı bir hareket olarak algılayan Çelebi Mehmed, Mihaloğlu Mehmed Bey’i Tokat’a sürgüne gönderir.[4]

Neşri ;

 ’’Andan Düzme Mustafa leşkeriye (asker) Sultan Murad’ın askerini gözleyip, birbirine karşı dururken, Mihaloğlu Mehmed Bey, Tokat hapsinden çıkıp, gelip yetişti. Sultan Murad’ın elini öpüp, hi’at geyip heman doğru su kenarına geldi.Evvel kelâmı bu oldu ki. ’’ Bire Türk Turahan ve bire hain’’ deyü çağırdı. Andan Gümlüoğlu’na ve andan Evronoz oğlanlarına, andan cümle Rumeli beylerini çağırdı. 
   Ve cemi Rumelililer su kenarına geldi. Selam verip hayli kelimat etti. 
   Ve ’’ Bu Mustafa düzmedir’’ deyü ad çıkardı. Ve Rumelililerin ba’zı ba’zına ’’ Görün, Mihaloğlu Mehmed Bey diriymiş’’ dediler. Andan baş baş beylere ve toyacalara mektub yazıp, Gönanlı Bayezid nam kimesne ile gölbaşından viribidiler’’ 

Hadidi;

Geçip ondan Gelibolu’ya ererler

Gemiler hazır idi geçti leşker

Hemen Sultan Murad oldukta agâh

Buyurdu hazır oldu hayl ü hargâh

Mihaloğlu’na âdem gitmiş idi

Mehmed Han anı haps etmiş idi

Tokat hapsinden alırlar gelirler

Şu hindeydi ki göçmüş idi leşker

Eyü dirlikler etti her birine

Erince her biri ömr âhirine

Sultan Murad Mihaloğlu Mehmed Bey'i 1422 yılındaki İstanbul muhasarasından önce 12000 kişiden oluşan bir kuvvet ile İstanbul çevresini vurmak üzere gönderir;

Bizans’lı tarihçi İoannis Kananos, 10.000 Müslümanın Mihal Bey (Mikhâlpais) komutasında bütün bölgeye bir çırpıda girdiğini yazar.

Osmanlının İstanbul üzerine uyguladığı muhasara devam ederken Sultan Murad'ın kardeşi Şehzade Mustafa Bizans'ın desteği ile isyan ederek İznik'i almış Bursa'yı kuşatmıştı. Sultan Murad Mihaloğlu Mehmed Bey'i İstanbul kuşatmasından geri çekerek İznik'e gönderir.

Mihaloğlu Mehmed Bey İznik'e girdiği sırada şiddetli çarpışmalar yaşanır. Mihaloğlu Mehmed Bey Şehzade Mustafa'nın Beylerbeyi Taceddinoğlu Mahmud ile vuruşurken atından düşüp ölümcül bir yara alarak ölür. Mihaloğlu kuvvetleri karşısında tutunamayan Şehzade Mustafa ise Bizans'a sığınır.

Mihaloğlu Mehmed Bey'in cenazesi Plevne'de defnedilir.[5]

Geleneği

Plevne'li Mihaloğullarının soyu Mihaloğlu Mehmed Bey'e dayanır.[6]

Kaynakça

This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.