Bedir Muharebesi

Bedir Muharebesi veya Bedir Savaşı, miladi 13 Mart 624 (hicri 17 Ramazan 2) tarihinde Müslümanların, Mekke'nin Kureyşli paganlarıyla yaptığı ilk savaştır.[1]

Bedir Muharebesi
İslamiyet'in İlk Savaşları
TarihMiladi 13 Mart 624 / Hicri 2, 17 Ramazan
Bölge
Bedir, Medine'nin güneybatısı 130 km
Sonuç Müslümanların kesin zaferi
Taraflar
Müslümanlar (Medine) Kureyş (Mekke)
Komutanlar ve liderler
Muhammed bin Abdullah
Hamza bin Abdulmuttalib
Ali bin Ebu Talib
Amr bin Hişam 
Utbe bin Rebîa 
Ümeyye bin Halef 
Güçler
313 piyade & süvari: 2 at ve 70 deve 900 piyade & süvari: 100 at ve 170 deve
Kayıplar
14 ölü 43-70 esir, 70 ölü

Arkeolojik bulgular

Muhammed'in ve erken dönem İslam anlatılarının yaşandığı yerler ve Müslümanların ilk kıblesi 1970'li yıllardan bu yana sarsıcı tartışmaların konusudur. Arkeolojik araştırmalarda Mekke'nin rivayetlerin aksine İslam'ın kuruluş yıllarına göre yeni bir yerleşim olarak ortaya çıkışı, bilinen tarih kaynaklarında ve haritalarda adının 8. yüzyıl öncesi geçmemesi,[2] ticaret yolları üzerinde olmaması yanında arazisinin tarım açısından da uygunsuz oluşu,[3] erken dönem hakkında ipuçları veren Kur'an ve hadis rivayetlerinde geçen bazı yer isimleri ve özellikleri ile Mekke coğrafi yapısının uyuşmaması gibi nedenlerle bazı araştırmacılar Muhammed'in gerçek olmayan kurgusal bir kişilik olduğuna inandılar.

II. Muâviye'nin ölümünden sonra İbni Zübeyr'in yaklaşık etki alanı

Muaviye'nin ölümü sonrasında çıkan iç karışıklıklarda Kabe Yezid'in askerlerince mancınıklar kullanılarak taşa tutulmuş, isabet alan karataş üç parçaya bölünmüş, Kabe yıkılmıştır.[4] Kanadalı arkeolog ve İslam tarihi araştırmacısı Dan Gibson'a göre bu yıkım bugünkü Mekke şehrinde değil, bundan yaklaşık 1200 kilometre kuzeyde, Petra'da gerçekleşmişti. Araştırmalarında, en eski camilerin kıble duvarları veya mihrap girintilerinin Petra'yı göstermeleri nedeniyle, bu bulgularla ayet, hadis ve siyer kaynaklarındaki ipuçlarını bir araya getiren Gibson Muhammed'in Petra'da yaşamış ve buradan Medine'ye göç etmiş olduğu sonucuna ulaşır. Ona göre Kur'an'da bahsedilen “bekke” veya “mekke” sözcükleri de Petra'yı ifade eden kelimelerdi. O'na göre Müslümanların ilk kıblesi de Kudüs'teki Mescid-i Aksa değil Petra'da Al-Lat tapınağı olarak kullanılan Kabe idi. Bu yapı Müslümanlar arasında İkinci Fitne olarak nitelenen Abdullah bin Zübeyr ayaklanması sırasında mancınıklarla yıkılmış, İbni Zübeyr karataşı diğer kutsal eşyalarla birlikte alarak Emevi saldırılarından uzakta, bugünkü Mekke'nin bulunduğu yere taşımış yeni tapınağı burada inşa etmişti. Emevilere karşı Abbasilerin desteğini kazanan yeni mekan birkaç yüzyıllık bir geçiş dönemi sonunda tamamen benimsenmiş, yeni yapılan camilerin yönü yeni Mekke'ye dönük olarak inşa edilmeye başlanmıştır. Ancak Emevi etkisinde kalan Kuzey Afrika ve Endülüs camileri yönlerini bambaşka bir yöne, Güney Afrika'ya çevirerek yeni kıbleye karşı çıkmaya devam etmişlerdir.[5][6]

Gibson ayrıca Bedir Muharebesi'nde geçen ismin yer ismi değil, dolunay anlamına gelen ve savaşın zamanıyla ilgili bir terim olduğunu ifade ederek savaşın cereyan ettiği yer ile ilgili arkeolojik bulgularını yayınladı.[7]

Arka plan

Müslümanlar Medine'ye hicret ettikten sonra sürekli olarak birçok kervan yağmalayarak Mekkelileri kışkırtmışlardır.[8] Bu yağmaların ilk senesi neredeyse tamamen başarısızdır.[9] İlk başarılı soygun ise kutsal(haram) aylarda, yani saldırının tüm çeşitlerinin yasak olduğu aylarda gerçekleştirilmiştir. Muhammed muhtemelen şiddet kullanılmasını emretmemiştir.[10] Yağma sırasında bir kişi kaçmış, iki kişi köle edilmiş ve bir kişi öldürülmüştür.[11] Bedir savaşı da yine bir kervan soygunu sırasında çıkmıştır. Bu kervan savaşa sebep olacak kadar önemlidir çünkü neredeyse tüm Mekke halkının malları bulunmaktadır.

Muharebe

Hicretten sonra Müslümanlar Kureyş kervanlarına saldırılar düzenlediler. Bu saldırıların birinde Müslümanlar, içinde bin deve ve yarım milyon dirhem değerinde ticari mal bulunan bir kervanı dönüş yolunda hedef almak istediler. İslam peygamberi Muhammed, bu sefer için orduyu topladı. Bedir'e giderken Ravhâ kasabasında bir kuyu yanında namaz kıldı, bu mekânda Mescid-i B'iri Ravhâ inşa edilmiştir.[1] Toplanan 305 kişi Muhammed komutasında Bedir yakınlarına gelerek kervanı beklemeye başladı. Ancak kervanın lideri Ebu Süfyan, Müslümanların kervanı beklediğini öğrendi ve Mekke'ye haber yolladı. Ayrıca kervanın yolunu da değiştirdi. Müslümanların kervana saldırmaya hazırlandığı haberini duyan Mekkeliler, Ebu Süfyan'ın tehlikenin atlatıldığını haber veren ikinci mesajına rağmen Müslümanların üzerine yürümeye karar verdiler.[12] Mekkeliler, oluşturdukları 950 kişilik kuvvetle Bedir'e doğru yola çıktılar.

İki ordu karşı karşıya gelince, Arap savaşlarında gelenek haline gelen "er dileme" (Mübareze) hadisesi için taraflar içlerinden üçer kişi seçtiler. Buna göre, İslam Ordusu'ndan Hamza, Ubeyde bin Haris ve Ali ile; Mekkeliler' den Utbe, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid karşı karşıya geldi. Her üç çarpışmayı da Müslüman savaşçılar kazandı.[13]

Er dileme hadisesinden sonra savaş başladı. Muhammed'in savaşı idare etmesi için Bedir'e hâkim bir tepede gölgelik kuruldu, burada Mescid-i Arîş inşa edilmiştir.[1] Çarpışmaların ilerleyen aşamalarında Mekkeli Kureyşliler dağılma belirtileri gösterdi; komutanları Amr bin Hişam öldürülünce de iyice dağıldılar.[14]

Kayıplar

Savaş Müslümanların zaferiyle sonuçlandı. Mekke paganları Amr bin Hişam dahil 70 ölü ve 70 esir bırakıp kaçtılar. Müslümanlar 14 kayıp (Muhacilerden 6 ve Ensar’dan 8)[15] verdiler.

Kur'an'da Bedir Savaşı

Bedir Savaşı (13 Mart 624, Cuma günü), Siyer-i Nebi
Melekler Müslümanlara yardıma gönderiliyor, Balami'nin Tarihnamesi

Kur'an'da Bedir Savaşı'yla ilgili ayetler şöyledir:

"Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeye gücü yeter."(Hacc 39)

"And olsun, siz son derece güçsüz iken Allah size Bedir'de yardım etmişti. O halde Allah'a karşı gelmekten sakının ki şükretmiş olasınız."(Al-i İmran 123)

"Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin."(Nisa 71)

"Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Karşıtlar da Bedir'de) benzeri bir yara almıştı. İşte (iyi veya kötü) günleri insanlar arasında (böyle) döndürür dururuz. (Bazen bir topluma iyi ya da kötü günler gösteririz, bazen öbürüne.) Allah, sizden iman edenleri ayırt etmek, sizden şahitler edinmek için böyle yapar. Allah, zalimleri sevmez."(Al-i İmran 140)

"Bildiğin gibi, Rabbin seni hak uğruna, öz yurdundan çıkarmıştı. Ve müminlerden bir grup tamamen isteksizdi. Gerçek ortaya çıkmasına rağmen, göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi seninle onu tartışıyorlardı. O sırada Allah, iki gruptan birinin kesinlikle sizin olacağını vadediyordu. Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz. Allah ise hakkı kendi kelimeleriyle tam bir biçimde ortaya koymayı ve küfre batmışların ardını-arkasını kesmeyi istiyordu. Diliyordu ki, kötülüğü temsil edenler istemese de hakkı ayan-beyan gözler önüne koysun, saçma ve tutarsız olanı hükümsüz kılsın. Hani siz, Rabbinizden yardım ve destek diliyordunuz; O, sizin dileğinize şöyle cevap vermişti: 'Hiç kuşkunuz olmasın, Ben size, meleklerden birbiri ardınca bin tanesiyle yardım ulaştıracağım. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve o sayede kalpleriniz huzur ve rahatlık bulsun diye yaptı. Yardım yalnız ve yalnız Allah katındandır. Hiç şüphesiz Allah Azîz'dir, Hakîm'dir" (Enfâl 5-10)

"Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın, inkar edenlerin kalplerine amansız bir korku salacağım. Öyleyse (ey Müslümanlar,) vurun boyunlarının üstüne, vurun onların bütün parmaklarına." (Enfal 12)

"Baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer (küfürden) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir."(Enfâl 39)

Kaynakça

  1. Hicaz Albümü: Fotoğraflarla Kutsal Topraklar, Diyanet İşleri Başkanlığı, 2010, ISBN 975-19-3879-1
  2. Holland, Tom; In the Shadow of the Sword; Little, Brown; 2012; s. 303: ‘Otherwise, in all the vast corpus of ancient literature, there is not a single reference to Mecca – not one’
  3. Crone, Patricia; Meccan Trade and the Rise of Islam, 1987, s. 7
  4. Orhan Gökdemir, Din ve Devrim, İstanbul: Destek Yayınları. 2010. s. 64
  5. Data on Gibson's biography taken from his Web pages, his book Qur'ānic Geography and the Amazon author information to this book: 21 Mayıs 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. {{|url=https://web.archive.org/web/20200521165215/http://nabataea.net/nabhistory.html |tarih=21 Mayıs 2020 }}, 8 Nisan 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. {{|url=https://web.archive.org/web/20180408141023/http://nabataea.net/authors.html |tarih=8 Nisan 2018 |tarih=8 Nisan 2018 }}, 26 Ocak 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. {{|url=https://web.archive.org/web/20200126144605/https://independent.academia.edu/DanGibson1 |tarih=26 Ocak 2020 }}, 31 Mayıs 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. {{|url=https://web.archive.org/web/20170531014144/http://nabataea.net/authors.html |tarih=31 Mayıs 2017 }}
  6. Dan Gibson: Qur'ānic Geography (2011)
  7. Harici medya, Bedir savaşı
  8. Montgomery Watt, William (21 January 2010). Muhammad: prophet and statesman. Oxford University Press, 1974. p. 105. ISBN 978-0-19-881078-0.
  9. Rodgers 2012, p. 83.
  10. Rodgers 2012, pp. 83-85.
  11. Watt 1956, p. 6.
  12. Hamidullah Muhammad, a.g.e., s. 34
  13. Suruç Salih, a.g.e., c. 2, s. 29
  14. Suruç Salih, a.g.e., c. 2, s. 35
  15. "Bedir Savaşı". wikishia.net. 12 Aralık 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Aralık 2015.
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.