Gök Boğası

Gök Boğası,[3] Göklerin Boğası,[4] Gökyüzü Boğası,[5] Cennet Boğası[6] veya Cennetin Boğası,[6] antik Mezopotamya mitolojisinde kahraman Gılgamış'ın savaştığı efsanevi bir canavardır. İlki erken Sümerce bir şiirde geçen, diğeri ise standart Akadcayla yazılmış bir Sümer şiiri olan Gılgamış Destanı'nda yer alan olmak üzere Gök Boğası'na ait hikâyenin iki farklı versiyonu vardır. Sümer şiirinde boğa, belirsiz sebeplerden dolayı tanrıça İnanna tarafından, Gılgamış'a saldırması için gönderilir. Gılgamış Destanı'nın VI. tabletindeki Akadca söylentilerde tanrıça İştar (İnanna'nın Doğu Sami dilindeki karşılığı), Gılgamış'a cinsellik içeren bir teklifte bulunur; fakat Gılgamış teklifi reddeder. Bunun üzerine sinirlenen İştar, babası Anu'ya giderek Gök Boğası'nı ondan ister. Böylece İştar, Gılgamış ile Gılgamış'ın arkadaşı Enkidu'ya saldırması için boğayı Uruk'a gönderir fakat ikili, boğayı öldürür. Boğayı yendikten sonra Enkidu, boğanın sağ uyluğunu İştar'a fırlatarak onunla alay eder. Boğanın katledilmesi, tanrıların Enkidu'yu ölüme mahkûm etmesine neden olur. Bu olay, Gılgamış'ta ölüm korkusunun ortaya çıkmasına sebebiyet verir ve destanın geri kalan kısmını yönlendirir.

Gılgamış Destanı'nın VI. tabletinin bir bölümünde anlatılan, Gılgamış'ın Gök Boğası'nı öldürdüğünü sahnenin canlandırıldığı Antik Mezopotamya terakota kabartması (y. MÖ 2250-1900)[1][2]

Boğa, Taurus takımyıldızıyla özdeşleşmiştir ve öldürme efsanesi antik Mezopotamyalılar için astronomik öneme sahip olabilir. Hikâyenin özellikleri; Ugarit efsaneleri, Yaratılış Kitabı'ndaki Yusuf'un öyküsü ve antik Yunan destanları İlyada ve Odysseia'nın parçaları da dahil olmak üzere eski Yakın Doğu hikâyeleriyle benzerlikler taşımaktadır.

Mitoloji

Gılgamış ve Gök Boğası

Sümerce şiir Gılgamış ve Gök Boğası'nda Gılgamış ile Enkidu, İştar'ın Sümerlerdeki karşılığı olan tanrıça İnanna tarafından ikiliye saldırması için gönderilen Gök Boğası'nı öldürürler.[7][8][9] Bu şiirdeki olay örgüsü, daha sonra Akadca yazılmış olan Gılgamış Destanı'nda anlatılanlardan tamamen farklıdır.[10] Sümer şiirinde İnanna, Gılgamış'tan kendisinin eşi olmasını istemezken Akadca destanda bu istekte bulunur.[8] Ayrıca İnanna, babası An'ı Gök Boğası'nı kendisine vermeye zorlarken (sonraki destanda yaşayanları yemesi için ölüleri ayaklandırmakla tehdit etmek yerine) sadece dünyaya ulaşacak bir çığlık atmakla tehdit eder.[10]

Gılgamış Destanı

Standart Akadca yazılmış olan Gılgamış Destanı'nın VI. tabletinde İştar, Gılgamış'ın cinsellik içeren teklifini reddedikten sonra cennete giderek annesi Antu ile babası Anu'ya yakınır.[11] Anu'dan kendisine Gök Boğası'nı vermesini talep eder[12][13][14] ve eğer babası bu talebi geri çevirirse Ölüler Diyarı'nın kapılarını kırıp yaşayanları yemesi için ölüleri ayaklandıracağını belirtir.[15][14] Anu, İştar'ın talebini reddederek Gök Boğası'nın serbest bırakılmasının yedi yıllık bir kıtlığın oluşmasına neden olacak kadar yıkıcı olduğu konusunda ısrar eder.[15][13] Bunun üzerine İştar, tüm insanlar ve tüm hayvanlar için yedi yıl boyunca yetecek kadar tahıl depoladığını açıklar.[15][13] Sonuç olarak Anu, boğayı gönülsüzce İştar'a verir. İştar boğayı dünyada serbest bırakınca büyük bir yıkıma neden olur.[12][15]

Boğa ilk nefesiyle toprakta yüz erkeğin içine düştüğü bir delik açar ve ikinci nefesiyle iki yüz kişinin daha içine düştüğü başka bir delik açar.[15][14] Gılgamış ile Enkidu birlikte hareket eder;[12][15][13] Enkidu, boğanın arkasına geçip kuyruğunu çekerken Gılgamış kılıcını boğanın boynuna geçirip boğayı öldürür.[15] Boğanın kalbini Güneş tanrısı Şamaş'a sunarlar.[16][17] Gılgamış ve Enkidu dinlenirken İştar, Uruk'un surlarında dikilir ve Gılgamış'ı lanetler.[16][18][19] Enkidu, boğanın sağ uyluğunu yırtıp İştar'ın yüzüne atar ve "elime geçirseydim seni de bu hâle getirirdim ve bağırsaklarını koluna takardım" der.[16][18][19][13]

İştar "fahişeleri, odalıkları ve orospuları" bir araya çağırarak Gök Boğası için yas tutmalarını emreder.[16][18] Bu arada Gılgamış, Gök Boğası'nı alt etmeleri şerefine bir kutlama düzenler.[20][18] VII. tablet Enkidu'nun Anu, Ea ve Şamaş'ı gördüğü bir rüyayı anlatmasıyla başlar; bu üç tanrı, Gök Boğası'nı öldürdükleri için ceza olarak Gılgamış ya da Enkidu'dan birinin ölmesi gerektiğini belirtir.[1] Enkidu'yu seçerler ve kısa bir süre sonra Enkidu hastalanır, Ölüler Diyarı'yla ilgili bir rüya görür ve ardından ölür.[1] VIII. tablet, arkadaşının ölümü üzerine Gılgamış'ın avutulamaz üzüntüsünü tarif eder ve Enkidu'nun cenazesinin detaylarını açıklar.[1][21] Enkidu'nun ölümü Gılgamış'ta ölüm korkusunun ortaya çıkmasına yol açar ve destanın geri kalan kısmını şekillendirir.[22][23]

Sembolizm ve temsili

Gök Boğası ile ilişkilendirilen Taurus takımyıldızı

Antik Mezopotamya sanatının günümüze gelen eserlerinde Gök Boğası'nın öldürülmesine dair birkaç betimleme mevcuttur.[24][13] Temsiller, özellikle Akad İmparatorluğu'nun silindir mühürlerinde yaygındır.[13] Bu temsillerde boğa, anormal büyüklükte ve vahşi bir boğa olarak tasvir edilmiştir.[14] Bununla birlikte Gök Boğası'nın neyi temsil ettiği tam olarak belli değildir.[14] Michael Rice, eski kültürlerde genellikle depremlerle ilişkilendirilmesinden dolayı boğanın bir depremi temsil edebileceğini düşünmektedir.[14] Ayrıca, boğanın antik Mezopotamya'daki insanlar için kuraklık ve kısırlık dönemi olan yaz mevsimini temsil edebileceğini belirtmiştir.[14] Asurologlar Jeremy Black ve Anthony Green, Gök Boğası'nın Taurus takımyıldızı ile özdeşleştirildiğini gözlemleyerek Gılgamış Destanı'nda boğa yenildikten sonra Enkidu'nun boğanın uyluğunu İştar'a savurmasının takımyıldızının eksik görünen budunu açıklamaya yönelik bir girişim olduğunu savunmuştur.[12]

Rice ayrıca, Canis Major takımyıldızının antik Mısır metinlerinde boğanın uyluğu olarak bazen ikonografik bir biçimde temsil edildiğini fakat Sümerlerde bu bilgiye dair herhangi bir kanıtın olmadığını belirterek boğanın öldürülmesine dair astronomik bir yorum yapmıştır.[24] Ayrıca, uyluk bölgesinin sıklıkla eski Yakın Doğu metinlerinde cinsel organların yerine kullanıldığını da gözlemlemiştir. Gordon ve Rendsburg, antik Yakın Doğu'nun çoğu bölgesinde bir boğanın bacağını birine atma fikrinin "korkunç bir hakaret olduğunu" ve antik Yunan epik şiiri olan Odysseia'de tekrar ettiğini belirtmiştir.[13] Bazı araştırmacılar, Gök Boğası'nın İnanna'nın Ölüler Diyarı'na İnişi'nde İnanna tarafından bahsedilen Ereşkigal'ın kocası Gugalanna ile aynı figür olduğunu düşünmektedir.[25]

Daha sonraki hikâyelere etkisi

İştar'ın yedi yıllık tahılı saklaması, Gılgamış Destanı'ndan sonra yazılan Tekvin'de yer alan Yusuf'un hikâyesiyle paraleldir.[13]

Cyrus H. Gordon ve Gary A. Rendsburg, bir Yakın Doğu motifi olarak bir kahramanın ölümünü izleyen yedi yıllık kıtlık döneminin ilerleyen dönemlerde ortaya çıkan anlatılara kaynak olduğunu tespit etmiştir.[13] Örneğin Aqhat'ın ölümünün Ugaritik mitinde doğrulandığını, yedi yıllık kıtlığı öngörerek erzak depolayan biri temasının ayrıca Tekvin'deki Yusuf'un hikâyesinde de yer aldığını belirtmişlerdir.[13] Walter Burkert'e göre İştar'ın Gılgamış tarafından reddedildikten sonra Anu'ya gelip Gök Boğası'nı talep etmesi, İlyada'nın V. kitabındaki bir sahneyle paralellik göstermektedir.[11] Gılgamış Destanı'nda İştar, annesi Antu'ya yakınır fakat Anu tarafından incitici olmayan bir dille azarlanır.[11] İlyada'daki sahnede İştar'ın Yunan uyarlaması olan Afrodit, oğlu Aeneas'i kurtarmaya çalışırken kahraman Diomidis tarafından yaralanır.[26] Annesi Dioni'ye ağladığı, kız kardeşi Athena tarafından alay edildiği ve babası Zeus tarafından azarlandığı Olimpos Dağı'na kaçar.[26] Ayrıca Antu'nun adı Anu'nun dişileştirme biçimiyken Dioni'nin adı da Zeus'un dişileştirme biçimidir. Dioni, İlyada'nın geri kalan kısmında görünmez yerine Zeus'un eşi olarak tanrıça Hera yer alır. Burkert bu nedenle Dioni'nin Antu'nun bir öyküntüsü olduğu sonucuna varmıştır.[26]

İngiliz klasikçi Graham Anderson, Odysseia'de Odisseas'nin adamlarının, Helios'un kutsal sığırlarını öldürdüğü ve bu nedenle Gılgamış Destanı'ndaki Enkidu gibi tanrılar tarafından ölümüne mahkûm edildiklerini belirtmiştir.[27] Martin Litchfield West, iki hikâye arasındaki benzerliklerin yaratıkların eceliyle ölmemelerinden daha derine gittiğini söylemiştir.[28] Her iki hikâyede de ölüme mahkûm olan kişi veya kişiler kahramanın yoldaşlarıdır; onların ölümü ya da ölümleri, kahramanı tek başına yolculuk yapmaya mecbur eder.[29] West ayrıca, her iki hikâyede de tanrılar arasında suçlunun ölmesi gerekip gerekmediği üzerine geçen bir tartışmanın anlatıldığını[28] ve Odysseia'de Helios'un, sığırlarının katledilmesinin intikamını almazsa Zeus'a yönelik tehdidi ile Gılgamış Destanı'nda İştar'ın Gök Boğası'nı isterken Anu'yu tehdit etmesi arasında benzerlik olduğunu ifade etmiştir.[28] Bruce Louden, boğayı öldürdükten hemen sonra Enkidu'nun İştar'la alay edişini Odysseia'nin IX. kitabında Odisseas'nin dev Polifimos ile alay edişiyle kıyaslamıştır.[30] Her iki hikâyede de belli bir zaferden sonra kahramanların kapıldığı kibir, bir tanrı tarafından lanetlenmelerine yol açar.[30]

Kaynakça

Özel
  1. Black & Green 1992, s. 90.
  2. Powell, Barry B. (2012) [2004]. "Gilgamesh: Heroic Myth". Classical Myth (İngilizce) (7. bas.). Londra, İngiltere: Pearson. ss. 341-343. ISBN 978-0-205-17607-6.
  3. Yalçın, Enis (Yaz 2019). "Gılgamış Destanı İle Maaday-Kara Destanı Arasındaki Paralellikler". Journal of Turkish Language and Literature. 5 (3). ss. 522-537. doi:10.20322/littera.529976. Erişim tarihi: 8 Mart 2020.
  4. Karnas, Mustafa. Yarı Tanrının Efsanesi Gılgamış. Erişim tarihi: 8 Mart 2020.
  5. Köroğlu, Kemalettin (26 Ocak 2013). Eski Mezopotamya Tarihi: Tarihi Başlangıçtan Perslere Kadar. İletişim Yayınları. Erişim tarihi: 8 Mart 2020.
  6. Barlık, Memet Metin (11 Eylül 2019). İngiliz ve Amerikan şiirinde yitirilen cennet-harcanan dünya. Erişim tarihi: 8 Mart 2020.
  7. Black & Green 1992, s. 89.
  8. Tigay 2002, s. 24.
  9. ETCSL 1.8.1.2 23 Temmuz 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  10. Tigay 2002, ss. 24-25.
  11. Burkert 2005, ss. 299-300.
  12. Black & Green 1992, s. 49.
  13. Gordon & Rendsburg 1997, s. 46.
  14. Rice 1998, s. 99.
  15. Jacobsen 1976, s. 201.
  16. Dalley 1989, s. 82.
  17. Fontenrose 1980, ss. 168-169.
  18. Fontenrose 1980, s. 169.
  19. Jacobsen 1976, s. 202.
  20. Dalley 1989, s. 82-83.
  21. Fontenrose 1980, s. 171.
  22. Gordon & Rendsburg 1997, ss. 46-47.
  23. Rice 1998, ss. 100-101.
  24. Rice 1998, s. 100.
    • Pryke, Louise M. (2017), Ishtar (İngilizce), New York ve Londra: Routledge, s. 205, ISBN 978-1-138--86073-5
  25. Burkert 2005, s. 300.
  26. Anderson, Graham (2000). Fairytale in the Ancient World (İngilizce). New York City, New York ve Londra, İngiltere: Routledge. s. 127. ISBN 978-0-415-23702-4.
  27. West, M. L. (1997), The East Face of Helicon: West Asiatic Elements in Greek Poetry and Myth (İngilizce), Oxford, İngiltere: Clarendon Press, s. 471, ISBN 978-0-19-815221-7
  28. West 1997, s. 417.
  29. Louden, Bruce (2011), Homer's Odyssey and the Near East (İngilizce), Cambridge, İngiltere: Cambridge University Press, s. 194, ISBN 978-0-521-76820-7
Genel

Dış bağlantılar

This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.