Bekâret

Bekâret, genel anlayışa göre tecrübesizlikten kaynaklanan duygusal bir saflığı ifade etmek için kullanılır. Geleneksel olarak ise, hiç cinsel ilişki yaşamamış, veya kızlık zarında değişiklik yaşanmadan (örneğin oral seks, anal seks, kızlık zarı zarar görmeden yaşanan vajinal seks gibi) cinsel ilişki yaşamış kadın kadınlar için bakire; herhangi bir doku veya organda yaşanacak değişim ile ilişkilendirilmemekle beraber, herhangi bir cinsel ilişki yaşamamış erkekler için bakir kelimeleri kullanılır.

Eski Roma'da Vestal bâkireleri bakire kalmak zorundaydılar yoksa ölüme mahkûm edilirlerdi.

Bekâret, evlilikten önce seksi yasaklayan dini inanışlara sahip kapalı toplumlarda değer yargısı olarak benimsenir. Herhangi bir cinsel ilişkiye girmeden cinsiyet değiştiren kişiler için geçerliliğine dair yaygın herhangi bir bilgi yoktur.

Erkeklerde bekâret

Erkek cinsel organı, bakirliğini ispatlayacak veya gösterecek bir yapıdan yoksundur. Kimi toplumlarda erkeklerin bakir olması, toplumdaki konumu ve karşı cinsle ilişkileri açısından engelleyici bir özellik taşımazken diğer toplumlarda erkeğin de kadın gibi evlenene kadar bekâretini koruması beklenir. Örneğin İslam dininde, evlilik dışı ilişkiler yasaklandığı için evlenmemiş bir erkeğin bakir olması emredilir. Katoliklerde kendini kiliseye adayan bazı din adamları "bakirlik/bekaret yemini" ederler.

Kadınlarda bekâret

Kadın-erkek eşitliğine önem veren toplumlarda kadınlarda evlilik öncesi bekâretin sonlanması sorun olarak görülmemektedir. Ancak kadının ikinci planda olduğu erkekegemen ve/veya dine dayanan toplumlarda bekâretin sonlanması ayıp karşılanır ve yasaklanır. Bu durum erkekegemen toplumlardaki kadınlarda gerek fizyolojik gerekse toplumsal baskı yaratır.

Erkek egemen toplumlarda, kadınların tecavüze uğradıktan sonra "kirlendikleri" görüşü hâkimdir ve genelde bu kadınlar tecavüz eden kişiyle evlendirilir. Bu durumda kalan kadınlarda ağır psikolojik bozukluklar gözlenmiştir.

Kızlık zarı ve bekâret

Kızlık zarı (hymen), kadınlarda arka vajina (colpos) duvarından başlayarak ostlum vaginaya uzanan, vajina girişini yer yer kapatan mukoza kıvrımıdır. Vulvadan (pundendum femininum), yani kadın dış genital organlarından vajina ağzını ayırır. Bu doku genellikle ilk vajinal cinsel ilişki sırasında anatomik yapıya göre esneyip genişler veya laserasyona uğrar ve kanar. Bu sebepten pek çok toplumda kızlık zarı ile kadının bekâreti ilişkilendirilir. Kızlık zarının hasara uğramış olması kadında bekâretin bozulduğuna kanıt olarak görülür.

Bu ilişki sırasında şayet kızlık zarı vajina girişini örtüyorsa penetrasyonun etkisi ile hasara uğrayarak kanar. Bu olaya halk arasında "kızlığın bozulması" adı verilir. Bu nedenle yaygın bir kanı olarak ilk ilişki sırasında kanamanın olması beklenir. İlk ilişki sırasında kanamanın olmaması yine kızlığın ve bekâretin bozulmuş olması olarak değerlendirilir.

Bazı hallerde kızlık zarı ilk cinsel ilişkiden sonra kaybolurken bazen de carunculae hymenalis denen kalıntılar şeklinde kalabilir. Kızlık zarı kişiye göre çeşitlilik gösterir. Bazı durumlarda vajina girişi oldukça açık olmasına rağmen bazen de kızlık zarı vajina girişini tamamen kapatarak sıvı giriş çıkışına veya cinsel ilişkiye engel olmaya kadar varabilen tıbbi bir rahatsızlığa yol açar (imperforate hymen). Kızlık zarı, bu anatomik farklılıklardan dolayı bekârete ya da bekâretin olmayışına kesin bir kanıt olmaktan uzaktır. Kızlık zarı doğuştan olmayabilir, esnek yahut yırtılma ve kanamaya sebep vermeyecek kadar açık olabilir, hatta kazalar, düşme, spor ve bazı fiziksel aktiviteler sonucu hasar görmüş olabilir.

Kadında bekâretin toplumsal bir tabu olarak görüldüğü toplumlarda ve ülkelerde evlilik öncesi cinsel ilişkiye giren kadınlar evlenmeden önce bâkire olduklarını kanıtlayabilmek ve toplumsal kabul görmek için hasara uğramış olan kızlık zarını restore ettirme yoluna gitmektedirler. Bu işleme halk arasında "zar diktirtme" adı verilir ve cinsel ilişkiye girilmeden 1-2 gün önce yapılır. Bu işlemde, hymen'in zorlanması halinde kanama yapması sağlanır. Ancak hymen bir zar, bütünlüğü olan bir duvar olmadığı için kelime anlamıyla dikmek, tıbbi anlamda eski haline getirmek söz konusu değildir.

Mitoloji

Mitolojide bekâret, saflığı ve insanın kendini dizginlemesini gösterir ve Yunan tanrıçaları Athena, Artemis ve Hestia gibi figürlerin önemli karakteristiğini oluşturur. Neopagan gelenekte Tanrıça Üçlemesi Kuramı`nda yer alan üç tanrıçadan biri bâkiredir.

Dinler

Hıristiyanlık

Bazı Hıristiyan araştırmacılarına göre evlilikten önce cinsel ilişkiye girmek kutsal bekâretin bozulması anlamına gelir ve yasaklanmıştır. Tutuculara göre, Yeni Ahit evlilik öncesi her türlü ilişkiyi sıkı biçimde yasaklar, ömür boyu bekâreti över (Matta İncili. İsa`nın bakire Meryem Ana`dan doğması bekâretin önemini simgeler.

İslam

İslam dini evlilikten önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklar. İslam'da evlilik dışı serbest cinsel ilişki, zina ve fuhuş olarak adlandırılır. Zina büyük günahlardan biri sayılır. İsra suresi`nde (17/32) "Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o son derece çirkin bir iştir ve kötü bir yoldur" denmesi buna örnektir.

İslam'da erkeğin bekâreti

İslam'da erkeğin bekaretine dair bilgi, evlenmeden önce cinsel ilişkiye girmeyi yasaklamakla sınırlıdır. Hadislerde erkeğin bekâretine dair bir bilgiye rastlanmaz.

İslam'da kadının bekâreti

İslam'da kadının bekâretine dair ‘Utbe ibni ‘Uveym'dan nakledilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh şöyle söylemiştir: “Evlenmek için bâkire kızları tercih ediniz. Çünkü onlar daha tatlı dilli, kocayı daha fazla tatmin edici ve daha aza kanaat edicidirler.”[1] Cabir isimli bir sahabeden rivayet edilmiştir: "Evlendiğim zaman Resûlullah bana: 'Nasıl biriyle evlendin (dulla mı bakire ile mi?)' diye sordular. 'Bir dul aldım!' dedim. 'Niye bakire değil? O senin sen de onunla mülâtefe ederdiniz!' buyurdular."[2]

Ünlü İslam mutasavvıfı Mevlana Celaleddin Rumi, Mesnevi adlı eserinde, kadın bekâretine dair şu sözleri sarf etmiştir: ''Dünyada üç tip kadın vardır, ikisi zahmet ve mihnet, biri hazinedir. Bakire olanı alırsan, her şeyi ile senindir, hazinedir. Dul olanı alırsan yarısı senindir, yarısı eski kocasının. Hem dul hem çocuklu alırsan hiç senin olmaz, aklı hep çocuğun babasındadır."[3]

İmam Gazali İhya-u Ulumiddin adlı eserinin evlilik babında bekaretin önemi hakkında şunları yazar;

Bekâretin üç faydası vardır.

Birincisi; gözünü ilk olarak bu kocasıyla açacağı için onu çok sevecektir ki bu, Rasûlüllâh’in: “Kocasına âşık olan kadının tercih edilmesi” tavsiyesine erişilmeye hizmet edecektir.Çünkü insan tabiatı ilk olarak ülfet ettiği şeyle ünsiyet kurma hâli üzere halk edilmiştir. Başka erkekleri deneyip onların farklı hallerine tanık olmuş bir kadın ise yeni kocasının bazı vasıflarına alışamayabilir. Bu durumda yeni kocasına karşı bir isteksizlik içerisine girebilir.

İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur. Zaten bazı insanların tabiatları daha önce başkasıyla birleşmiş olduğunu düşündüğü bir kadına karşı bir miktar soğuk olacaktır.

Üçüncüsü; bâkire olmayan kadın mutlaka ara sıra eski kocasını düşünecektir. Zaten en güçlü sevgi ekseriyetle ilk sevgili hakkında tasavvur edilir. Sözleriyle bekaretin önemini anlatmıştır. (İmam Gazali)[4]

Musevilik

Evlilikten önce cinsel ilişkiye girmek Musevilikte yasaktır.

Yahudilikte evlilikte bekaret aranır. Bakire olmayanlar baba evine gönderilirler.[5]

Budizm

Budizmde evlilikten önce cinsel ilişki yaşamak yasak değildir.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. İbni Mâce, no: 1861; Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, 7/81; Beğavî, Şerhu’s-sünne, 9/15
  2. [Buhârî, Nikâh 10; Müslim, Radâ 54, (715); Ebu Dâvud, Nikâh 3, (2048); Tirmizî, Nikâh 4, 13 (1086, 1100); Nesâî, Nikâh 6, 10 (6, 61-65).]
  3. Mesnevi Şerif, Mevlana Celaleddin Rumi
  4. ihyayı Ulumiddin, İmam Gazali
  5. Ahd-i Atik, Tesniye XX 11/13-23
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.