Son Adam (film, 1924)

Son Adam[1] 1924 Almanya yapımı siyah beyaz dramatik filmdir. Özgün adı Der Letzte Mann olan bu sessiz film ABD'de The Last Laugh (Son Gülüş) adıyla gösterime sunulmuştu.

Son Adam
Der Letzte Mann
"Son Adam" (Der Letzte Mann) filminin afişi
Yönetmen F.W. Murnau
Yapımcı Erich Pommer
Senarist Carl Mayer
Oyuncular Emil Jannings
Müzik Giuseppe Becce (1924 sürümü)
Karl-Ernst Sasse (1996 sürümü)
Görüntü yönetmeni Karl Freund
Kurgu Elfi Böttrich
Stüdyo Universum Film (UFA)
Dağıtıcı UFA (Almanya)
Universal Pictures (ABD)
Cinsi Sinema filmi
Türü Psikolojik dram
Renk Siyah-beyaz
Yapım yılı 1924
Çıkış tarih(ler)i 23 Aralık 1924, Almanya
5 Ocak 1925, ABD
Süre 101 dakika (Almanya)
90 dak. (ABD)
Ülke Almanya
Dil İngilizce
Diğer adları Son Adam (Türkiye)
Le Dernier rire (Fransa)
Le Dernier des hommes (Fransa/Belçika)
L'Ultima risata (İtalya)
El Último (İspanya)
The Last Laugh (ABD)
Der Hotelportier (Avusturya)

Senaryosunu Carl Mayer'in yazdığı filmi sessiz Alman sinemasının yaratıcı sinemacısı F.W. Murnau yönetmiş, başrolünde ise Emil Jannings oynamıştı. Çoklarına göre Murnau'nun başyapıtı sayılan bu film çevrildiği yıl o zamana kadar yapılmış en iyi film olarak değerlendirilmişti.[2] Filmin görüntülerini dönemin en önemli görüntü yönetmenlerinden Karl Freund çekmiştir. Freund kamerayı o denli devrimci ve kıvrak bir üslupla kullanmıştı ki, Carl Mayer senaryoyu yeni kamera hareketlerine göre yeniden yazmak zorunda kalmıştı. Bir bakıma Freund'un kamerası filmin karakterlerinden biri olup çıkmıştır.[3]

I. Dünya Savaşı sonrasında Berlin'in lüks otellerinden birinin üniformalı iri yarı kapıcısı (Emil Jannings), yaşlandığı ve görevini aksattığı gerekçesiyle çok sevdiği ve gurur duyduğu bu prestijli işinden alınarak tuvalet bekçiliğine verilir. Oturduğu mahallede ve yakın çevresinde kendisine kral muamelesi yapılmasını sağlayan fiyakalı üniforması elinden alınan yaşlı adam, bu aşağılanma karşısında kedere boğulur ve kendine olan güvenini kaybeder ancak hayat mücadelesini de sürdürmeye çalışır.

Film 2001 - 2002 yıllarında "Berlin Federal Film Arşivi", "New York Modern Sanatlar Müzesi" ve Lozan'daki "İsviçre Sinemateki" nden temin edilen eksik parçaların bir araya getirilmesi ile restore edildi.[4]

Konusu

I. Dünya Savaşı sonrasında Berlin'in lüks otellerinden biri olan Atlantic Oteli 'nin iri yarı yaşlı kapıcısı (Emil Jannings) mareşallerinkini andıran gösterişli üniforması ve heybetli emperyal bıyıklarıyla her gün otele gelen zengin müşterileri hevesle karşılamakta, bavullarını taksiden alıp otelin içine taşımaktadır. Tavırlarından işini çok sevdiği ve gurur duyduğu çok bellidir. Otelde işi bittiği zaman da üniforması üzerinde olduğu halde evine gider. Savaştan yoksullaşarak çıkmış bu ülkenin fakir bir muhitinde oturan yaşlı adam başı dik bir şekilde gittiği mahallesinde ve evinde ayrı bir saygıyla karşılanır, karşılığında o da çevresine karşı sevecen davranır. Çalıştığı günlerden birinde müşterinin ağır valizini taşırken yorulan ve beli incinen yaşlı kapıcı, yorgunluk gidermek için oturup dinlendiği bir anda kendisini gören yeni otel müdürü tarafından yaşlandığı ve görevini aksattığı gerekçesiyle çok sevdiği bu prestijli işinden alınarak tuvalet bekçiliğine verilir. Bununla da yetinmeyen anlayışsız müdür çok kaba bir tavırla kapıcının üzerinden üniformasını adeta sökercesine çıkarttırıp bir dolaba kilitletir. Bu aşağılama karşısında yaşlı adam adeta şoke olmuş, yıkılmıştır. Birdenbire gururlu ve dik duran adam gitmiş onun yerine kendine olan güvenini kaybetmiş, çökmüş ve bir kat daha ihtiyarlamış bir adam gelmiştir.

Aksi gibi o gece de kızının düğünü vardır. Üniforması olmadan düğüne gitmesi olanaksızdır, o da otelde tüm görevlilerin uyumasını bekler ve gecenin ilerleyen bir saatinde üniformasını kilitli olduğu dolaptan çalar ve giyinip düğüne gelir. Düğünde neşesi ve kendine olan güveni yerine gelmiş, eski benliğine kavuşmuş gibi gözükmektedir.

Ancak ertesi gün üniformasının elinden alındığı ve artık tuvalette çalıştığı yaşadığı muhitte kulaktan kulağa yayılır. Bunca zaman aldatıldıklarını düşünen ailesi ve mahalleli tarafından alay konusu olur ve dışlanır. Gecenin bir yarısı otele döner ve üniformasını gece bekçisine teslim eder. Tuvalette uyuklarken acıyan gece bekçisi kendi paltosunu onun üzerine örter, tam filmin bu şekilde sona erdiği düşünülürken ekranda filmin yegane ara yazısı gözükür. Yazıda "aslında yaşlı adamın yavaşça trajik sona yani ölüme doğru gitmesi gerektiği, ama yazarın ve yönetmenin ona gerçek hayatta asla rastlanmayacak bir mucize yarattıkları ve tuvalette ölen bir milyonerin bütün mirasını yaşlı adama bıraktığı" ibaresi okunur (Bu alaycı ifade filmi mutlu sonla bitirmeleri yönünde baskı yapan film şirketine bir tepki olarak yönetmen ve senarist tarafından filme eklenmiştir). Filmin son 15 dakikasında da artık zengin olan yaşlı adamın, kendisine şefkatle yaklaşan tek insan olan otelin gece bekçisini de yanına alarak önceden çalıştıkları bu otelde krallar gibi ağırlandıklarını izleriz.

Filmin tarzı ve çekimler

Film çekildiği tarihte hem biçimsel hem de üslup olarak sinemaya birçok yenilik getirmişti. "Son Adam" kameranın sabit durumundan kurtulup özgürce hareket ettirildiği ilk filmlerden biridir (unchained camera, özgür kamera). Daha filmin başında kamera asansörle beraber otel lobisine iner ve lobiden döner dış kapıya kadar kayarak ilerler ve filmin kahramanına ulaşır. Bu "Dolly" adı verilen ve hareket halinde çekim yapılmasını sağlayan kamera taşıyıcılarının ilk prototipi bu filmde kullanılmıştı, yani film kamerası basitçe bir bebek arabasına yerleştirilerek raylar üzerinde kaydırılmıştı.[5]

Ayrıca o zamana kadar hiçbir film bir kişinin ruhsal durumunun detaylarına bu derece eğilmemişti. Bilerek bozulmuş çarpıtılmış grotesk görüntüler filmin kahramanının ruh halini yansıtmak için kullanılmıştır. Üniformasını otelden gizlice çalıp kaçarken suçluluk duygusu içindeki yaşlı adam, alkolün de etkisiyle oteli üzerine yıkılacakmış gibi görür. Kızının düğününde kendisini psychedelic görüntüler eşliğinde olağanüstü büyük bir döner otel kapısının önünde hayal eder (döner kapı aynı zamanda kaderi temsil etmektedir), altı görevlinin kaldıramadığı devasa bir bavulu tek eliyle tüy gibi kaldırıverir vb. Film, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Alman halkının aşağılanma ve utanç duygularını çok iyi yansıttığı gibi, kapıcının bir mareşalinkine benzeyen üniformasına adeta fetişizm derecesinde bağlanması, silahsızlanmaya zorlanmış Almanyanın düzene ve disipline olan özlemini de yansıtmaktadır.[2] Ayrıca ilerde yükselişe geçecek olan Nazi partisinin de sinyallerini vermektedir. Üniforma bir aidiyet hissini temsil eder, üniforması sırtındayken kapıcı bir birey olmaktan çıkar ve kendisini büyük bir organizasyonun parçası olarak hisseder, onu sırtından çıkardığı anda ise kendi gözünde bile bir hiçtir artık.[6]

Bu dışavurumcu sessiz filmde hemen hemen hiç ara yazısı yoktur, bu anlamda sinemadaki gerçekten sessiz (ve sözsüz) ender filmlerden biridir.[6] Sadece son 15 dakikasına gelindiğinde filmin tek ara yazısı çıkar. Bu ara yazısında yönetmen kelimenin tam anlamıyla gerçeküstücü sayılabilecek şu mesajı verir "..aslında yaşlı adam ağır ağır tükeneceği bir trajediye doğru gidecekti, ama yazar onun için gerçek hayatta hiç gerçekleşmeyen bir hikâye yazdı.." der ve otelde kalan Meksikalı bir mültimilyonerin ölüp mirasını yaşlı adama bıraktığını müjdeler. Servete kavuşan yaşlı adam zaferle otele döner (son gülüş).

Aslında filmin sonunda yaşlı adamın tuvalette ölmesi gerekiyordu, ancak şirket yetkilileri ticari kaygılarla yönetmenden ve senaristten ısrarla filmi mutlu sonla bitirmelerini istemişlerdi. Bunun üzerinde istemeye istemeye filme bilinen mutlu sonu ekleyen F.W. Murnau ve Carl Mayer filmin yukarıda belirtilen tek ara yazısını da alaycı bir üslupla kaleme alıp filme eklediler.[5]

Film 1920'lerde Alman sinemasının başat sinema akımlarından hem "Dışavurumcu" (Ekspresyonist) sinema akımına, hem de Kammerspiel adı verilen ve "oda tiyatrosu"'ndan etkilenmiş bir sinema akımına dahil edilebilir.[7]

"Son Adam" 1920'lerde Alman sinemacılara ABD sinemasının yolunu açan öncü film olmuştur. Bu filmden sonra Murnau, Jannings ve Karl Freund ABD'ye giderek orada film yapmayı sürdürdüler.[3] Jannings ABD'de bir Oscar aldıktan sonra Almanya'ya geri döndü, Marlene Dietrich'le ünlü filmi Der Blaue Engel'i (Mavi Melek) (1930) çektikten sonra Naziler için çalışmaya başladı ve savaştan sonra gözden düştü.[6]

Oyuncu Kadrosu

Emil Jannings, F.W. Murnau'nun yönettiği 1924 yapımı "Son Adam" (Der Letzte Mann) filminin bir sahnesinde.
Aktör/Aktris Rolü
Emil JanningsOtel Kapıcısı
Maly DelschaftYeğeni
Max HillerDamadı
Emilie KurzHalası
Hans UnterkircherOtel Müdürü
Olaf StormGenç Otel Müşterisi
Hermann VallentinOtel Müşterisi
Georg JohnGece Bekçisi
Emmy WydaZayıf Komşu

Kaynakça

  1. Rekin Teksoy'un Sinema Tarihi 2005, Oğlak Yayınları, s.136, Türkçe isim için referans
  2. "Arşivlenmiş kopya". 26 Nisan 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2009.
  3. "Arşivlenmiş kopya". 26 Nisan 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2009.
  4. Bu ibare filmin DVD'sinin başındaki yazıdan alınmıştır
  5. "Arşivlenmiş kopya". 1 Eylül 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Şubat 2009.
  6. "Arşivlenmiş kopya". 20 Eylül 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ekim 2020.
  7. "Arşivlenmiş kopya". 8 Kasım 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Şubat 2009.

Dış bağlantılar

This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.