Türkiye'de genel af

Genel af, Türk Dil Kurumu'nun tanımına göre kamu yararına uygunluğu anlaşıldığında belli bir veya birkaç suç çeşidi için yapılan kovuşturmaların durdurulması, verilmiş cezaların kaldırılması veya azaltılmasıdır.

Türk Ceza Kanunu'nun 65. maddesine göre:[1]

  1. Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
  2. Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adli para cezasına çevrilebilir.
  3. Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.

74. maddeye göre genel af, özel af ve şikâyetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adli para cezasının geri alınmasını gerektirmez. Ayrıca, genel af halinde yargılama giderleri de istenemez.[1]

6 Şubat 2003 cezaların ertelenmesini sağlamıştır.[2]

Bir başka örnek ise, 27 Nisan 2002 tarihine kadar işlenen suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm edilenlerin, 4758 numaralı kanun gereğiyle toplam cezalarından on yıl indirilmesidir.[3]

Genel af halinde, soruşturma yürütülen ve henüz dava açılmayan soruşturmalarla ilgili dava açılmaz. Haklarında hüküm verilip henüz kesinleşmeyenler ve davası açılıp mahkemesi devam edenler hakkında davanın düşmesine karar verilir. Haklarındaki hüküm kesinleşip henüz infaza başlanmayanlar ile ilgili cezalar infaz edilmez. İnfaz edilmekte olanlar derhal serbest bırakılır.

Ayrıca genel af halinde adli sicil kaydı silinir.

Siyasi Aflar

Rahşan Affı

Asıl adı Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası olan 22 Aralık 2000'de Rahşan Ecevit'in önerisiyle çıkarılan, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara erteleme veya şartlı salıverme getiren yasa. Kamuoyunda "Rahşan Affı" olarak bilinir.

19 Aralık 2000’de ölüm orucu eylemlerini sona erdirmek için başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu'ndan 3 gün sonra (22 Aralık) 4616 sayılı ‘Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası’ çıkarılmıştı. Cezaevlerinde yer kalmadığı için çıkarılan af yasasının ardından 70 bin kişilik kapasitesi dolan cezaevlerinin nüfusu 40 bine kadar düşmüştü. Ancak, 3 yılda mahkûm sayısı 20 bin artarak yeniden 64 bine çıktı.

4616 sayılı Şartla Salıverme ve Erteleme Yasası 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen suçları kapsıyordu. Yasa çıktıktan sonra ilk planda cezaevlerindeki 23 bini aşkın tutuklu ve hükümlü aftan yararlanarak tahliye oldu. Daha sonra Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararlarıyla yasanın kapsamının genişlemesi sonucu cezaevinden tahliye olanların sayısı 45 bini buldu. Ancak affın sonuçları bununla sınırlı kalmadı. Suç tarihi 23 Nisan 1999'dan önce olmasına karşılık sonradan açılan ve yargılaması uzun süren davalarda affın etkisi hâlâ sürüyor. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü'nün derlediği istatistikler, 2005 yılında 4 bin 715 kişi hakkındaki davanın af yasası çerçevesinde ertelendiğini ortaya çıkardı.Bu yüzden af hala tartışılmaktadır. Rahşan Ecevit daha sonra "Ben affı garibanlar için istedim, katiller yararlandı." demiştir.

Resmi Gazete Arşivinden (senelere göre çıkan Aflar)

2005 : Hükümlülerin Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılmaları Hakkında Yönetmelik https://web.archive.org/web/20100522071321/http://rega.basbakanlik.gov.tr/eskiler/2005/06/20050617.htm

Kaynakça

  1. Türk Ceza Kanunu 11 Mayıs 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2012
  2. TBMM Kanun No. 4809 Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2012
  3. TBMM Kanun No. 4758 Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2012
    This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.