Kurban Höyük

Kurban Höyük, Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce, Şanlıurfa İl merkezinin 60 km kuzey-kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin Cümcüme Köyü'nün 2 km batısında, Fırat Nehri kıyısında yer alan bir höyüktü. Höyük, nehrin güney kıyısındaki 1,5 km genişlikteki alçak bir teras üzerine kurulmuştu. İlk yerleşmenin üst teraslardan kesen vadilerden birinin alüvyal deltasında kurulmuştu. Oldukça alçak, semer biçimindeki iki tepeden oluşur. Güney taraftaki daha yüksek olup, 250 x 180 metre boyutlarında ve ovadan 10 metre yüksekliktedir. Kuzeydeki höyük ise 170 x 120 metre boyutlarında ve 4 metre yüksekliktedir. Toplam olarak 6 hektarlık bir alana yayılmış olan yerleşimin 3 hektarlık bölümü kazılmıştır.[2]

Arkeolojik Höyük
Adı: Kurban Höyük
il: Şanlıurfa
İlçe: Bozova, Şanlıurfa
Köy: Çınarlı
Türü: Höyük
Tescil durumu: Tescilli[1]
Tescil No ve derece: 388
Tescil tarihi: 10.02.1990
Araştıma yöntemi: Kazı

Kazılar

Höyük ilk kez Doç. Dr. Ümit Serdaroğlu'nun Aşağı Fırat Havzası'nda yaptığı yüzey araştırmalarında 1975 yılında saptanmıştır. Daha sonra 1977 yılında Prof. Dr. Mehmet Özdoğan başkanlığında bölgede yüzey toplamaları yapılmıştır. Höyükte kazı çalışmaları ise Atatürk Baraj Gölü altında kalacak olan arkeolojik yerleşmeleri kurtarma projesi çerçevesinde 1980-84 yılları arasında Chicago Üniversitesi Doğu Bilimleri Enstitüsü'nden L. Marfoe başkanlığında yapılmıştır. Kazılar geniş bir alanda yapılmış ve üç sondajda ana toprağa ulaşılmıştır. Bir yandan oldukça başarılı bir tabakalanma tespiti yapılırken diğer yandan Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki diğer yerleşmelerin tarihlenmesinde anahtar rol oynayacak verilere toplanabilmiştir.[2]

Tabakalanma

Kazılarda sekiz ana dönem saptanmıştır. Buna göre en eski yerleşim güney höyükteki Orta ve Geç Halaf Dönemi'dir. Bu höyük Halaf sonrasında, Geç Kalkolitik Çağ'a kadar, diğer ifadeyle Orta Kalkolitik'te, yani Obeyd döneminde iskan edilmemiştir. Her ne kadar Halaf yerleşmesi en alt tabaka olarak ortaya çıkmakta ise de, çok az sayıdaki Neolitik Çağ çanak çömleği, güneydeki höyüğün ortalarında bir yerde neolitik bir yerleşme olduğunu göstermektedir. Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır. Halaf yerleşmesinin üzerindeki kültür tabakası Orta Kalkolitik Çağ'a denk düşen Mezopotamya'nın kuzey Obeyd Kültürü ile çağdaştır. Buna göre eskiden yeniye tabakalanma şöyledir.[2]

  • VIII. dönem – Orta – Geç Halaf Dönemi
  • VII. dönem – Obeyd Dönemi (Orta Kalkolitik Çağ)
  • VI. dönem - Geç Kalkolitik Çağ
  • V. dönem - Erken Tunç Çağı başları
  • IV. dönem – Erken Tunç Çağı orta ve sonları
  • III. dönem - Erken Tunç Çağı / Orta Tunç Çağı
  • II. dönem – MS 9. – 10. yüzyıllar Abbasiler
  • I. dönem – MS 12. – 12. yüzyıllar Ortaçağ

Buluntular

Beş evreli Halaf yerleşiminin en iyi korunmuş olan mimari kalıntısı, iç çapı 2,6 metre olan dairesel planlı (tolos) yapıdır. Kerpiç tuğladan inşa edilmiş olan duvarlar 1,5 metre kalınlıktadır. Dikdörtgen ekiyle ve 3,2 metrelik iç çapıyla birlikte tam bir Halaf yapısı (dromoslu tolos) 5. evrede açığa çıkarılmıştır.[2]

Orta Kalkolitik olarak değerlendirilen Obeyd yerleşimi çanak çömleği, saman ve taşçık katkılı, özensiz boyalı mallar ile, kaba, saman katkılı, genellikle açkılanmamış mallardır. Çanak çömleğin genel özellikleri Kuzey Mezopotamya Obeyd kültürleri ile yakın ilişki olmadığı, daha çok yerel özellikler gösterdiği, ancak bu yerel özelliklerin kültürel ilişkiler anlamında değil, kronolojik anlama geldiği belirtilmektedir. Geç Kalkolitik Çağ çanak çömleğinin ise Uruk yayılımı ile bağlantılı olduğu devrik ağızlılar gibi Geç Kalkolitik'in tipik Uruk mallarının ağırlıkta olduğu, ithal olduğu düşünülen az sayıda Karaz malı görüldüğü rapor edilmektedir.[2]

Halaf Dönemi'yle ilişkilendirilen bir iskelet 40 yaşlarında Akdeniz ırkından bir kadına aittir. Geç Kalkolik yerleşmede ise, gömülmekten çok bulundukları yere atılmış ya da düşmüş halde 25-30 yaşlarında bir kadın ve 20-22 yaşlarında bir erkek iskeleti bulunmuştur. Yanlarında bir kap vardır.[2]

Geç Kalkolitik sonuna değin ele geçen hayvan kemikleri arasında en fazla domuz kemiği vardır, koyun, keçi ve büyükbaş hayvanlara ait kemikler görece daha azdır.[2]

Kaynakça

This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.