Analitik psikoloji

Analitik Psikoloji, Carl Gustav Jung'un öğretilerini temel alan psikolojik akım. Derinlik psikolojisi'nin üç büyük akımından biridir. Diğerleri: psikanaliz, bireysel psikoloji.

Sol alt Köşe Freud, Sağ alt köşede Jung

Temelleri

Jung, henüz öğrenci olduğu yıllarda (meslek seçiminde kararsız olduğu dönem) mahalledeki çocukların daveti üzerine bir ruh çağırma seansına katılır. Burada on beş yaşında bir kızın transa geçtikten sonra anadili İsviçre Almanca'sı olmasına rağmen, normal Almanca konuşmaya başladığını görür. Genel olarak utangaç ve çekingen olan bu kız seans sırasında olgun bir havaya girmiştir. Jung, kızı gayet iyi tanıdığı halde bu özelliğini daha önce farketmediği için çok şaşırmıştır. Jung, tüm bu olanların altındaki nedeni öğrenmek isteyerek katıldığı seanslarda her transdan sonra sistematik olarak notlar tutmaya başlar. Transdan sonraki geçişin nedenlerini araştırırken geniş bir spiritüalizm araştırmasına girişir. Jung haricinde kimse bu olayın içyüzüyle ilgilenmez. Jung, tüm bu olanlara kulakasmayarak , epilepsi, histeri ve nevrasteniden oluşan "psikopatik aşağılık duygusu" ile ilgili araştırmalara devam eder. Araştırmalardan sonra bitirme tezinin dayanağını oluşturur ve bu tez 1902 yılında "Sözde Gizemli Fenomenlerin Psikolojisi ve Patolojisi Üstüne" ismiyle yer alır. Böylece Jung psikolojiye giriş yaparak ileride kuracağı Analitik Psikolojinin temellerini atmış olur.[1]

Jung, Basel'de tıp öğrencilerine yönelik bir psikaytri ders kitabının yazarı olan Richard von Krafft-Ebing'i okuduktan sonra "ifade bozuklukları" deyişine ilgi duymuştu. Bu kitabı okuduktan sonra "Birden sezgisel bir anlayış hazıl oldu bana. O zamanlar buna net bir isim koymam mümkün değildi ama daha sonra önemli bir noktaya parmak bastığımı fark ettim. Ve anında psikiyatrist olmaya karar verdim... O an, tıp psikoloğu olmamı sağlayacak kariyerimin gerçek başlangıcı oldu." [2] sözleriyle kafasında psikolojiye olan ilgisini karara bağlamıştır.

Kelime çağrışım testi

İlk kez Charles Darwin'in kuzeni Sir Francis Galton tarafından kullanılan ve deneğe (test yapılan kişiye) yüksek sesle bir dizi kelime söylenerek kelimenin söylendiği anda aklına gelen ilk kelimeyi belirtmesi istenerek yanıtlanmasını sağlayan test şeklidir.

Jung, bu testi uygularken kendine göre bir değişiklik yapmıştır. Basit ama önemli olan bu değişiklik kelimenin söylenmesinden sonra geciken tepki süresinin nedeninin testin uygulandığı kişiye sorulmasıydı.

Kompleks

Duygu tonu kompleksi ya da kısaca kompleks, bir grup düşünceye karşılık gelen ve kelime çağrışım testinde geciken tepki süresi sayesinde; garip ve bazen acı veren hislerin bütününü temsil ediyordu. Buna göre Jung, kuramının temelini komplekse ayırdı ve o dönemde kuramının adı Kompleks Psikoloji olarak anıldı.

Bu terim Freud ve Adler tarafından da benimsenmişti. Konuşma diline girmesiyle birlikte Kısaltılmış Oxford İngilizce Sözlüğü'nde "Jung'un ortaya koyduğu, belli bir konuyla ilintili bir grup düşünceye karşılık gelen terim." şeklinde yer aldı.

Jung'a göre kompleks, ayrı bir kişilik olarak ortaya çıkar; kendi kendine işler ve çoğunlukla bilinç isteklerimizle taban tabana zıt bir yönde gider. Bu kompleksi hastanın uydurduğunu düşünenler için Jung şöyle der: "Komplekslerin, önemli ölçüde özerkliğe sahip olduğu, 'hayali' olduğu düşünülen acıların da, meşruları kadar acı verdiği hastalık korkusunun, hastanın kendisi, doktoru ve toplum geneli tek bir ağızdan bunun 'hayal ürünü' olduğunu iddia etse bile en ufak bir yok olma eğilimi göstermediği kesinlikle ortaya çıkmıştır." [3]

Kaynakça

  1. Jung Aslında Ne Dedi, E. A. Bennet, S. 27, 28
  2. BBC yayınları 1955 C. G. J.'dan alıntı, s 147.
  3. Jung'un toplu eserleri (C.W.), Cilt 8, S. 99
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.